Gazeteci-yazar Gümüşpala Kortağ’ın “İSTANBUL’DA BİR KÖY: İNCEDERE” başlıklı yazısı şöyle:
İSTANBUL’DA BİR KÖY: İNCEDERE
Hemşehri dernekleri, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere, çekilen yabancılık ve yalnızlık hissiyle beslenen bir ihtiyacın ürünü.
Bağrında, hem gelinen yerelin, hem gidilen şehrin ortak kültürünü yaşatıyor bu dernekler.
Bunlardan biri de Akyaka İncedere Köyü.
Anlatılanlara göre İncedere zamanında çok haneli bir köymüş. Nüfus çoğaldıkça, köyün birikimleri yetmez olmuş. Bu yetersizlik, doğdukları yerde doyamayanları gurbet ele fırlatmış. Bir giden başkalarını sürüklemiş peşinden ‘Hemşehrimiz bize kol kanat gerer düşüncesiyle.
Ve İncedere.
İlk kapsamlı göç İstanbul’a olmuş İncedere’den.
Köyden ilk giden Turgut Çiçek, büyük bir tekstil işi bulmuş. Çalışkanlığı ve dürüstlüğü, onu yöneticiliğe kadar taşımış. Bunu duyan köylüleri başlamışlar İstanbul’a akın etmeye. Beş, on, yüz, ikiyüz…. Kars’ın sevilen terzisi Orhan Kortağ da katılmış gidenler kervanına. Kortağ, orada da terziliği sürdürmüş. Diğerleri de, Turgut Çiçek’in yönetici olduğu fabrikada bulmuş kendilerini.
Çoğalmışlar koca İstanbul’da. Köy değilki burası. Kültürel doku uyuşmazlığı, yabancılığı beraberinde getirmiş.
Ne yapmalı?
‘Köy derneği kuralım.’
Kurmuşlar.
İncedere Köyü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği.
Ve, dernek sayesinde, yalnızlığa. Yabancılığa yabancı kalmışlar. Sol deyimle, bir olmuşlar, diri olmuşlar.
Dernek; cenaze, düğün gibi kaynaşmanın adresi olmuş. Gelişmiş, büyümüş.
Turgut Çiçek ve Orhan Kortağ’dan sonra bayrağı, köyün emekli öğretmenlerinden Yavuz Nebioğlu devralmış. Bu ekipten de genç nesil, ‘Sıra bizde’ diyerek, Cafer Balcı üstlenmiş görevi. Devam ediyorlar. Zaten var olan dernek binasını da geliştirmişler. Dernek sadece İstanbul’daki köylüleri kaynaştırmak ve bir arada tutmakla kalmamış, doğdukları köyü de unutmamış. Önce mezarlığı ağaçlandırıp, yeşillendirmişler. Sonra köyün yüksek dağı Karakuzu’ya dev Türk bayrağı dikmişler. Kaz geceleriyle, bir yandan birliği sağlarken, diğer yandan da, kaz üreticiliğini teşvikle ekonomik girdi sağlamışlar köye.
Onlar orada birliği, bütünlüğü sağlarken, Kars’ta da Zafer-Özfer Koçak kardeşler, Ayhan Karakol, Sinan Aydemir vs. gibi köylüler moral güç olmuşlar.
Şu an mı?
Bin civarındaki üyesiyle birlik olmanın destanını yazıyorlar.
Bu destanın ‘yaşa’ nakaratı; Turgut Çiçek, Orhan Kortağ, Yavuz Nebioğlu, Cafer Balcı gibi gurbet elde köy sevdalılarıdır.








Kaynak : https://www.karshakimiyet.com/istanbulda-bir-koy-incedere-114186h.htm

